John Locke, İnanç Özgürlüğü ve Hoşgörü Üzerine, (1685)

           İlk olarak, hiçbir kilisenin hoşgörü görevi dolayısıyla, onca uyarıdan sonra, cemaatin kanunlarına karşı suç işlemeye inatla devam eden hiç kimseyi koynunda barındırmakla yükümlü olmadığını kabul ediyorum. Çünkü bunlar cemaatin varoluş şartı olduğundan, onların ihlal edilmesine hiçbir eleştiri olmaksızın müsaade edilirse, bu halde toplum derhal çözülür. Ama, her halükarda aforoz uygulaması ve cezasının, bu yüzden topluluktan atılan kimsenin bedenine yahut mallarına herhangi bir surette zarar verecek hiçbir hoyrat muameleye sevk etmemesine dikkat edilmesi gerekir. Çünkü bütün zor kullanma yetkisi yargıya aittir ve hiçbir özel şahsın, haksız bir zorbalık karşısında kendini savunma durumunda kalmadıkça, hiçbir zaman zor kullanmaması gerekir. Aforoz etmek, aforoz edilen kişiyi önceden sahip olduğu Okumaya devam et

Immanuel Kant, Siyasal Haklarda Teori-Pratik İlişkisi Üzerine, (1792)

            Bir toplumu oluşturmak üzere bir araya gelen büyük bir insan grubu tarafından yapılan bütün sözleşmeler arasında sivil bir anayasa teşkil eden sözleşme ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu anayasa, icrası göz önüne alındığında, ortak bir çabayla elde edilebilen ve seçilmiş bir amaca yöneltilen diğer bütün anayasalarla ortak bir çok yönü varken oluşturulmasındaki ilkelerde diğerlerinin tamamından temelde farklıdır. Bütün sosyal sözleşmelerde herkesin paylaştığı belli ortak amaçlar için sayısız insandan oluşan bir birlik olduğunu görürüz. Ancak, herkesin paylaştığı ve böylece insanlar Okumaya devam et

Simurg’u Ararken

1 Mitolojinin varlıksal hakikatleri aktarma konusunda kullanılabilecek en yetkin anlatım biçimi olduğu söylenir… Elmas, onu cam sanan bir insan için nasıl camdan fazlası olmayacaksa; mitler de onlara masal gözüyle bakanlar için tarih boyunca masaldan fazlası olmamışlardır… Barındırdıkları anlamları sembolik ve masalımsı yapıları içerisinde saklamaları, onların her nesle aktarılmasını ve kesintisiz devamını sağlayan neredeyse alternatifsiz bir araç olagelmiştir. Bu durumda her şuur onu kendi anlayışına göre yorumlar ve ulaşabildiği derinlikte zevk ederken; zamanı geldiğinde açılmak üzere içinde bulundurduğu anlamın tohum halinde kaldığı ve uygun anlayış toprağına ulaştığında filizlenebileceği söylenir…  Okumaya devam et

Radikal bir özerklik filozofunun ardından

 
Andre GORZ intihar etti

Türkiye’de Elveda Proletarya adlı kitabıyla tanınan Andre Gorz, çılgınca âşık olduğu karısıyla birlikte hayata elveda dedi

Andre Gorz ve 58 yıldır hayatı paylaştığı Dorine, 24 Eylül 2007’de birlikte ölmeyi seçtiler. Gorz 84, 20 yıldan beri acımasızca ilerleyen bir hastalığın pençesinde olan Dorine 83 yaşındaydılar. Andre Gorz, eşinin hastalığı ortaya çıktıktan sonra, kurucuları arasında yer aldığı Nouvel Observateur dergisinden 1983’te emekli olmuş, Paris’e bir buçuk saat mesafede, büyük bir bahçe içinde yer alan müstakil bir eve taşınmış ve hayatının büyük bölümünü, ıstıraplı bir hastalığa karşı mücadele veren karısının bakımına hasretmişti. Okumaya devam et

Kant’ın özgürlük nosyonu ve 301

          Düşünmek, insanoğlunun tarih boyunca kendisi ile giriştiği bir mücadeledir. İnsanın birey olma aşamasında aklına, özgürlüğüne ve kendi aydınlığına sahip çıktığı hayati bir mücadeledir. Özellikle, 301 ile ilgili yayınlanan, daha çok “ifade ve düşünce özgürlüğü” özelinde pratik ve Türkiye’nin sıcak gündemi ile Okumaya devam et

Bırakıp Gitmek

        Herşeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkma özlemi hemen hemen hepimizde vardır. Monoton bir hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak, dertlerimizi kısa bir süre için bile olsa arkamızda bırakmak, yeni diyarlar görmek, yeni dostlar edinmek, bu özlemin altında yatan belli başlı nedenlerdir. Bazı insanlarda ise bu özlem yukarıda sıraladıklarımızın çok daha ötesinde, çok daha büyük boyutlara ulaşır. Okumaya devam et

Can Dündar – İsteksiz

Bir partinin genel başkanı olmak istemezdim bugünlerde..
“Cumhurba
şkanını halk seçsin” diye ortalığı ayağa kaldırırken “Adayları halka seçtirmem” inadıyla odaya kapanıp bir despot gibi aday listesi hazırlama ikiyüzlülüğünü içime sindiremezdim herhalde…
Kapandı
ğım odada “Bu, Aleviler için”, “Bu, askerin gözüne girmek için”, “Bu, Kürtlere şirin görünmek için”, Okumaya devam et

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.