İlk olarak, hiçbir kilisenin hoşgörü görevi dolayısıyla, onca uyarıdan sonra, cemaatin kanunlarına karşı suç işlemeye inatla devam eden hiç kimseyi koynunda barındırmakla yükümlü olmadığını kabul ediyorum. Çünkü bunlar cemaatin varoluş şartı olduğundan, onların ihlal edilmesine hiçbir eleştiri olmaksızın müsaade edilirse, bu halde toplum derhal çözülür. Ama, her halükarda aforoz uygulaması ve cezasının, bu yüzden topluluktan atılan kimsenin bedenine yahut mallarına herhangi bir surette zarar verecek hiçbir hoyrat muameleye sevk etmemesine dikkat edilmesi gerekir. Çünkü bütün zor kullanma yetkisi yargıya aittir ve hiçbir özel şahsın, haksız bir zorbalık karşısında kendini savunma durumunda kalmadıkça, hiçbir zaman zor kullanmaması gerekir. Aforoz etmek, aforoz edilen kişiyi önceden sahip olduğu Devamı »
Girildi: Felsefe | » yorum bırak;









